Herkesi Bırak Her Şey Vegan

Beyonce ile Jay Z hepimizi vegan olmaya çağırıyor desem? The Greenprint isimli kitap aracılığıyla ikili çağrıyı hayranlarına ulaştırdı. Beyonce’nin özel spor öğretmeni tarafından kaleme alınan kitap vegan yaşamanın inceliklerine, ve tabi ki artılarına, dikkat çekiyor. Kitabın önsözünü yazan Beyonce ise çocuk sahibi olduktan sonra beslenmeye karşı bakış açısının ne kadar değiştiğini, vegan beslenmenin öneminden dem vurarak açıklayarak eşi ile birlikte herkesi vegan olmaya davet ediyor.

Gerçek şu ki Carters ailesinin peşi sıra gelinsin gelinmesin, vegan olmak çoktandır niş bir kitlenin hevesi olmaktan çıktı. Vegan olmak artık yüzbinleri etkileyen bir farkındalık düzeyi, bir yaşam tarzı.

McDonald’s’ın vegan burger çıkardığı, American Medical Association’ın vegan alternatifleri hastane menülerine sokmak için çaba harcadığı günümüzde Ekonomist dergisinin 2019’a damga vuracak trendlerin başına bu akımı koyması elbet tesadüf değil. Durum böyle olunca yiyecek kadar giyim ve kozmetik markaları da durumdan nasibini alıyor.


Etinden Sütünden Derisinden Faydalanmayalım!

Vegan akımının moda dünyasındaki uzantısı diyince akıllara ilk gelen isim Stella McCartney. Markasına ek olarak özel yaşamında da hayvansal her türlü çıkarımdan kendini soyutlayan Stella bu akımın en güçlü savunucusu ve hatta ‘bitkisel’ giyinmeyi podyumlara taşıyan ilk isim olarak tanınıyor.

Konu itibariyle bulunduğumuz alan elbette sürdürülebilirlik kavramını da içine alıyor. Hammaddesi ve üretim metodu doğaya saygılı, tabiata kolaylıkla geri dönebilecek kumaşlar çoktandır moda sektöründe ‘çok moda’! Bu uğurda 2016’dan beri Green Fashion Week’ler düzenleniyor, Green Carpet Challange’da ekolojik dengeye saygı duruşunda bulunan kıyafetler salınıyor, Bottega Veneta atölyelerini ‘yeşilin sürdürülebildiği’ alternatiflere taşıyor. Hatta yapılan araştırmalar 2025 itibariyle dünyadaki deriye alternatif ürünler pazarının 85 milyar Dolar’ı bulacağına işaret ediyor. Demem o ki, günümüzde moda sektörünün bu konuya bakış açısı “tasarımlarımızda gerçek kürk kullanımı yoktur”’dan çok daha öteye gidiyor.

Zaman Vegan Kozmetiklerin Zamanı

E yediği içtiği, üzerine geçirdiği için bitkisel ürünlere yönelen kitle birebir cildine sürdüğü için başka bir tür tercih eder mi? Elbette hayır. Vegan kozmetik de bir süredir bu akımın doğal uzantısı olarak baş döndüren bir hızla büyüyor. Hayvansal ve kimyasal katkılar içermeyen, ayrıca hayvanlar üstünde test edilmeyen bu kozmetiklerin oluşturduğu pazar 2017 itibariyle 12 milyar Dolar’a ulaştı. L’Oreal’in Alman vegan kozmetik markası Logocos’u satın alması, Unilever’in Hindistan asıllı Plum’a yatırım yapması niyetlerin ciddiyetini belli etmeye yeter diye düşünüyorum.

Gelelim hangi markaların vegan ürünlerini olduğuna… Hızlı ve natürel makyajın savunucularından Milk, ışıltısına bayıldığımız Too Faced, lüks kozmetiğin vazgeçilmez ismi Charlotte Tilbury, yeni neslin temsilcisi Urban Decay ve benim kişisel favorilerimden Hourglass’te vegan birçok kozmetik ürünü alternatifi mevcut.

……………

Henüz bir yorum yapılmamış

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir