Marketing Türkiye- Bir İş Birliğinde Bin Ayrı Emel Gizli

“Marka İşbirlikleri” terimine artık aşikar olduğunuza eminim. Zira süresi bilinçli şekilde kısa tutulan, ortaya çıkan sonucun her zaman stoklarla sınırlandığı bu formül uzun zamandır markaların pazarlama stratejilerinde özel bir yere sahip. Hele ki söz konusu moda ve lüks tüketim markaları ise…

Hatırlayanlarınız mutlaka vardır. Markalar arasında iş birliğine ilk soyunan marka H&M olmuştu. Tasarım sihirbazı Karl Lagerfeld ile bir kapsül koleksiyon için bir araya geldiğinde sene 2004’ü gösteriyordu. Koleksiyon lansmanın ardından dakikalar içinde tükenince her iki taraf da ne kadar doğru bir strateji kurguladıklarından emin oldular. Sonrasını zaten biliyorsunuz. H&M’in Kenzo, Balmain, Erdem gibi tasarımcılar ile bir araya gelişi, hatta her sene kiminle bir araya geleceğinin moda severler tarafından heyecanla beklenişi. Benzer mantıkla hareketle süper model Gigi Hadid’in Tommy Hilfiger, Rihanna’nın Puma için tasarlaması, Jeremy Scott MAC için makyaj eşyaları dizayn ederken, lüks ayakkabı markası Aquazzura’nın Claudia Schiffer ile güçlerini birleştirmesi. Türkiye pazarına bakacak olursak Zeynep Tosun X İpekyol, Arzu Sabancı X Koton, Özgür Masur X Batik… Aklıma bir çırpıda gelenleri yazdım. Aslına bakarsanız liste saymakla bitmeyecek kadar uzun.

Zaman içerisinde iş birlikleri kabuk değiştirdi. Mimarlar moda markaları için tasarladı, endüstriyel tasarımcılar teknoloji ürünlerine imza attı… Bu stratejinin birçok versiyonu türedi. İşbirliği aslında en kısa tanımıyla, iki farklı alan oyuncusunun güçlerini birleştirmesi. Güçlerin birleşmesi demekse 1+1>2 demek. İşte bütün mesele de bu formülasyon üzerinden dönüyor. Güçlerin birleşmesi ile doğan daha fazla PR, daha güçlü pazarlama etkisi, dahaçok müşteri, zıplama yapan cirolar her iki tarafın da iştahını kabartıyor. Nihayetinde bu etki dönemsel olarak iki tarafın da tek tek yapabileceğinden katlarca büyük. Ancak bugün geldiğimiz noktada iş birlikleri sadece yukarıdaki etkiler düşünülerek planlanmıyor. İşi kurgulayanların aklında bambaşka planlar var!

Bu işi bilmesem de bu sektörde varım

2011 senesinde zigzag’ları ile gönüllere taht kuran lüks İtalyan markası Missoni, bebek puseti markası Bugaboo ile bir araya geldi. Yapılan iş birliği kapsamında Missoni kumaşla giydirilen Bugaboo modelleri modayı takip eden annelerin ‘modaya uyumlu bebeklerini’ güvenle gezintiye çıkarabileceklerini fısıldar nitelikteydi. Bu proje müthiş PR etkisi yarattı. Bugaboo piramidin en tepesindeki anne adayları için kendini bir alternatif olarak konumladı. Bebek koleksiyonu üreten ancak bebek sektörüyle alakası sadece kıyafet ile sınırlı kalan Missoni ise “puset ihtiyacınız için de markamı değerlendirebilirsiniz. Bildiğiniz kalitemle bu sektörde ben de varım” şeklinde müşterilerine seslendi. ……….

Makalenin tümü için http://www.marketingturkiye.com.tr/haberler/bir-is-birliginde-bin-ayri-emel-gizli/

Henüz bir yorum yapılmamış

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir