Siz Hiç Düz Ayakkabı Giyen Barbie Gördünüz Mü?

Küçükken en sevdiğim oyuncağım Barbie’lerimdi. Kız kardeşimle odadaki hasır oyuncak sepetini devirir, içinden çıkanlarla saatlerce Barbie’lerimizi süslerdik. Ben kendiminkinin saçlarını örmeye çalışırdım. Kardeşim ısrarla Barbie’sini su doldurduğu ‘havuza’ sokmak isterdi… Ama oyunun en güzel kısmı, ayakkabılarının teki daimi kaybolsa da, Barbie’yi giydirmekti!

beach-barbie-flatsŞimdi ise bu ikonik oyuncağın gardırobu daha bir şenlendi. Çünkü Barbie 56 yıldan sonra ilk defa düz basabilen ayaklara sahip oldu! Tabi ki bu değişiklik, nefis bir düz ayakkabı koleksiyonunu beraberinde getirdi. Barbie’nin üretici firması Mattel’in çıkarttığı “Fashionista” isimli yeni koleksiyonda, Barbie’nin ayak bilekleri hareketli. Bu hareket kabiliyeti, oyuncak bebeğin istendiği zaman parmak ucunda durup istendiği zaman yere düz basmasına imkan veriyor. Ah küçükken olsa ne kadar sevinirdim! Zira Barbie’min kendi başına ayakta duramaması benim için ‘önemli’ bir sorundu.

barbie-different-facesÜstelik “Fashionista”’daki farklılık bununla da bitmiyor. Bu koleksiyondaki Barbie’ler 8 farklı tonda tene, 14 değişik yüz tipine, 18 renk tonuna, 23 saç şekline ve 22 farklı saç rengine sahip. Yani anlayacağınız Barbie tek tip bir kalıbından hızla uzaklaşıyor. Barbie demokratikleşiyor. Barbie kişiselleştirmeye açık hale geliyor. Barbie artık ‘sana, bana’ daha çok benziyor.

sneakers-barbieMattel’in attığı bu adımın arkasında elbet tüketicilerden gördüğü tepkinin etkisi büyük. Zira bu ikonik bebek çok sevilmesinin yanı sıra, tek tip bir güzellik kavramını çocukların zihnine işlediği için çok da eleştirildi. Hatta, daha önce kaleme aldığım, Bratz bebeklerinin ‘devşirilmesi’ ile ortaya çıkan Tree Change Dolls veya selülitli, çatlaklı, hafif göbekli Lamily Doll gibi oyuncak bebeklerin çok tutmasının sebebi de gerçek dünya çocuklarını başarılı bir biçimde yansıtmalarında gizli. İşte Mattel bu koleksiyon ile Barbie’yi daha gerçeğe yakın hale getiriyor ve bunu Barbie’nin kimliğinden ödün vermeden gerçekleştiriyor. Böylece daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyor.

Barbie-FashionistasAltını çizmek istediğim bununla da sınırlı değil. Çünkü Barbie bir ‘oyuncak’’tan çok daha ötesi… O bir stil ikonu. Bunu açıklamak için sadece Instagram’daki 814.000 takipçisi bile yeterli. Barbie bugün Jeremy Scott gibi tasarımcıların kreasyonlarına yön veriyorsa, Pınar Puralıgil’in yarattığı nefis illüstrasyonların mankeni oluyorsa, koleksiyonerlerin uğruna binlerce dolar akıtmasını sağlıyorsa, hep bu nedenden. Ve aslında “Fashionista” koleksiyonuyla Barbie’nin verdiği mesaj, tam bir stil ikonuna yakışır cinsten.

Mattel bu hamle ile, kendin gibi hissederek stil sahibi olmanın ‘in’ olduğunu vurguluyor. Yani “sen saç rengin, ten rengin, yüz şeklinden bağımsız güzelsin”. “Kendin gibi görünerek, istediğin gibi giyinerek (topuklu veya topuksuz giyerek) güzelsin” mesajını veriyor. Hatta koleksiyonun isminin “Fashionista” oluşu da tesadüf değil. Mattel bu etiket ile, esas ‘fashionable’ (modaya uygun) olanın seçeneklerle dolu bir dünyayı hür iradeyle, kendine uygun yorumlayabilmek olduğunun altını çiziyor.

sandals-barbieBence bu koleksiyon, geçtiğimiz Cannes Film Festivali’ne düz ayakkabılar ile katılmayı seçen kişileri içeriye almayan yetkililere de hoş bir gönderme. Sonuçta, Barbie gibi bir stil ikonu bile 56 seneden sonra düz ayakkabılara geçiş yaptıysa, “uygun olan topuklu giymektir” diye artık kim diretebilir ki? :)

 

2 Comments
  • Seyma
    Temmuz 10, 2015

    Merhabalar. Simdi blog sayfanizi inceliyorum ve gercekten bayildim! Barbie postunuza ayrı bir bayıldım tam bir Barbie tutkunu oldugum icin. Fakat soyle birsey sormak istiyorum: Benim donemimdeki Barbie’ler gercekten gercek Barbie’lerdi. (Yuz sekili, göz rengi falan) Simdi oyuncak magazalarına baktigim zaman yuz hatlari degismis bir Barbie goruyorum ve goz renklerindede hafif degisimler gozlemliyorum. Ama kiyaslama yaparsam benim donemimdeki Barbie’ler kesinlikle gercekten daha iyiydi. Sizin bu konudaki dusunceleriniz nelerdir? Ogrenmek isterim. :)

    Bloguma’da beklerim. :)

    • Begüm
      Temmuz 20, 2015

      Merhabalar,
      Öncelikle bu güzel yorumlar için çok teşekkür ederim. :)
      MarkaHikayecisi benim de çok keyif alarak yaptığım bir proje oldu. Her yeni yazıda yeniden heyecanlanıyorum :)
      Barbie’lere gelince, size kesinlikle katılıyorum. Ben çocukken satılan Barbie’ler daha narin ve daha naif bir güzellikteydi. Belki de biz orijinal haline alıştığımız için böyle düşünüyoruzdur… Yani belki de bugünün çocukları şu anki Barbie’leri tercih ediyorlardır. Sanırım ben çocukluğumu sembolize ettiği için de sizin bahsettiğiniz Barbie’leri bu denli seviyorum.
      Blog’unuzu inceledim. Çok samimi,renkli ve ilham verici buldum. :) Ben de blog yazmaya bir zamanlar Tumblr üzerinden başlamıştım.
      Blog’larda görüşmek üzere… :)
      Sevgiler,
      Begüm

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir