Marka İşbirlikleri Kabuk Değiştiriyor

Ipanema-with-STARCK_01Siz mevsimin hala kış olduğuna bakmayın. Moda dünyası için yaz sezonu açıldı. Hem de ardına kadar. Mağaza vitrinlerinde dizi dizi yazlık kıyafetlerin bizi karşılaması ve dergileri yaz koleksiyonuna dair reklamların kuşatması bir yana, yaza dair müjdeli işbirliği haberlerini bile almaya başladık. Bunlar arasında benim en çok dikkatimi çeken mimar/ endüstriyel tasarımcı Philippe Starck ile Brezilya’dan çıkarttığı terlik markasıyla milyonların ayaklarını süsleyen Ipanema’nın bir araya gelmesi oldu.Phillipe-Starck-Ipanema-SS2016-Shoes-3-600x450

İkilinin 2016 yazı için hazırladığı kapsül koleksiyon pek de ‘kapsül’ tanımına sığmayacak genişlikte bir kapsamla sevenlerinin karşısına çıkıyor. Koleksiyon Starck’ın minimal tarzını layıkıyla yansıttığı 4 farklı modelden oluşuyor. Her modelde 12 değişik renk kullanmış. Yani “Ipanema With Starck” ismi verilen bu koleksiyon 48 farklı kombinasyondan oluşuyor. Artık canınız hangi rengi, hangi modelde çekerse!…

Phillipe-Starck-Ipanema-SS2016-Shoes-12-600x450Bu kadar sevilen iki ismi yan yana görmek elbet birçok moda tutkununu heyecanlandırmış durumda. Bir defa Ipanema da Philippe Starck da kendi alanlarında yıldız isimler. Tasarımı Philippe Starck’a ait tek bir objeye sahip olmak için, “kullanır mıyım?” diye sorgulamaya dahi gerek duymadan biriktirdiği bi torba parayı akıtmaya hazır tanıdıklarım var benim. Kaldı ki şimdi bu tasarım Ipanema’nın uygun fiyatlarıyla satılıyor olacak. Ayakkabı numarası uymasa bile hatıra diye alınır yani… Üstelik ortaya çıkan ürünün Ipanema’nın geniş dağıtım ağı sayesinde, birçok kanaldan dünyanın sayısız destinasyonuna ulaştırılacağı da kesin. Sözün özü, daha en başından belli; bu başarıyı garantilemiş bir işbirliği. Amacım bunu sorgulamak değil. Benim altını çizmek istediğim esas nokta, iyiden iyiye alıştığımız işbirliği kavramının ne denli dallanıp budaklandığı. Oyun alanını ne kadar genişlettiği…

Güçlerin birleştirilmesi ve birbirinin eksiğinin doldurulması esasına dayanarak, 1+1>2 panema-with-starck-collection-campaign-02mantığı ile çalışan işbirliği kavramı hayatımıza ilk girdiği 2004 senesinden işi epey geliştirdi. Daha önceleri sadece bir marka ile bir tasarımcının bir araya gelişinden oluşan işbirliği matematiği son zamanlarda ezber bozar oldu. Geçenlerde iki ayakkabı markasının yine bir ayakkabı tasarlamak için bir araya gelişinden (Jimmy Choo ile Moon Boot işbirliğinden) bahsetmiştim. Ipanema X Philippe Starck örneğinde ise bir endüstriyel tasarımcının kendi alanından kısmen ayrılarak bir moda markası için kolları sıvamasına şahit oluyoruz. Bu işbirliği ile, her şeyden önce Starck alışık olmadığı sularda da başarılı olabileceğinin altını çizmiş oluyor. Giydiği gömleklere bir de ‘moda tasarımcısı’ gömleğini ekliyor. Böylelikle de elbette Fan kitlesini genişletiyor. Normalde tasarladığı ürünleri almaya gücü olmayan yepyeni bir kitleye daha dokunmuş oluyor.

Kendi alanının dışına çıkarak moda endüstrisine yaptığı işbirlikleri sayesinde dokunan tek kişi Philippe Starck değil elbette. Örneğin Irak asıllı mimar Zaha Hadid geçtiğimiz senelerde Adidas ve Fendi ile bir araya geldi. Adidas’ın ikonik Stan Smith modeli ile Fendi’nin satış rekorları kıran Peakaboo’sunu yorumladı. Hatta bununla kalmadı, Stuart Weitzman’ın mağazalarının iç dekorasyonuna da el attı. Benzer mrc-newson-tea-set-superşekilde Apple’ın gözbebeği Marc Newson Montblanc ve Louis Vuitton için kapış kapış satılan ‘limited edition’ ürünler tasarladı. En son ise lüks tüketim endüstrisine giriş yapıp Georg Jensen için gümüş bir çay takımına imza attı ve bence nefis bir iş çıkarttı. Lüks tüketime adım atan bir diğer endüstriyel tasarımcı da Ron Arad oldu. Dünyanın en prestijli şampanya markalarından Ruinart için özel bir şampanya soğutucusu tasarlaryan Arad hem sevenlerinden hem de markanın müdavimlerinden tam not aldı.Ruinart-Ron-Arad

Demem o ki, işbirliklerinde kurallar yeniden çizildi. Yeni trend bu tarz çapraz işbirlikleri! Artık kendi kulvarında öne çıkan isimler başka alanlardaki ürünler hiç olmadıkları kadar cazibeli. Markalar onları tercih etmekte tereddüt etmiyor. Tasarımcı konfor alanının dışına çıkacak diye ürünlerini onlara emanet ederken endişelenmiyor. Bilakis, artık kanıksadığımız işbirliği furyasına taze kan böyle taşınıyor.

Henüz bir yorum yapılmamış

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir