Prada Mağazaları Sinema Sahnesine Dönüştü

Bir moda markasının başarılı yapan, elbette sadece ürettiği koleksiyonlar değil. Oluşturduğu marka kimliği, müşterisine yaşattığı deneyim, bir taraftan en yeni trendleri yaratırken diğer taraftan ‘zamansız marka’ algısını oturtabilmek, özüne sadık kalarak büyüyebilme yetisi, sektöre getirdiği bakış açısı, dijital çağa nasıl ayak uydurduğu ve tabi ki finansallarını nasıl yönettiği de son derece önemli. Ve tabloya bu gözle bakıldığında, İtalya’nın Prada’sı benim “başarılılar” listemde kesinlikle en üst sıralarda. Şuan devam eden Paris Moda Haftası’nda ise, Prada’nın vizyoner duruşunun en yeni örneğini ilgiyle takip ediyorum.

paris-prada-iconlasts-sainthonorePrada, 05-11 Mart 2015 tarihleri arasında Faubourg Saint Honoré mağazasını dekore etmesi için ünlü kostüm tasarımcısı Milena Canonero ile anlaştı. Canonero, “Clockwork Orange”, “Dick Tracy”, “Marie Antoinette ve “The Grand Budapest Hotel” gibi filmlerin kostümlerinin arkasındaki isim. Ayrıca Viyana Devlet Operası’ndaki çok sayıda opera ve oyunun, ve La Scala Operası’nın bazı versiyonlarının kostümleri de onun elinden çıkma.

Paris Moda Haftası’nda önümüzdeki senenin sonbahar/kış koleksiyonları podyuma taşınırken, Canonero Prada’nın 2015 ilkbahar/yaz koleksiyonunu sinematografik vizyonuyla yorumlayıp mağazada görsel bir şölen yarattı. Ünlü kostüm tasarımcısı, Miuccia Prada’nın su, toprak, ateş ve hava olmak üzere dört elementten yola çıkarak koleksiyonunu kurguladığını hayal etti. Bunlara beşinci element olarak insan sevgisini ekledi. Ve Saint Honoré mağazasını bu bakış açısıyla süsledi. Canonero’nun yaklaşımının, Prada’nın deneysel kimliği ile oldukça doğru bir paydada buluştuğunu düşünüyorum.Milena-Canonero_Earth-prada-pfw

Üstelik Saint Honoré mağazası için planlanan işbirliği, çok daha büyük bir organizasyonun parçalarından sadece biri. Prada “The Iconoclasts” ismini verdiği bu projeyi, geçtiğimiz moda haftaları süresince farklı kostüm tasarımcıları ile tekrarladı. Prada The Iconoclasts 2015_New York 002_photo credit Ricky ZehaviMichael Wilkinson ve Tim Martin tarafından dekore edilen New York Broadway’deki Prada mağazası, New York Moda Haftası döneminde görücüye çıktı. Ardından, Londra Moda Haftası boyunca Old Bond Street’teki Prada, Arianne Phillips’in perspektifine emanet edildi. Az önce bahsettiğim Paris mağazası ise, bu dönüşüm etabının son halkası. Bu sene kostüm tasarımcıları ile işbirliğine oturan ünlü marka, geçen sene Milano mağazasını dekore etmesi için W dergisinin moda editörü Edward Enninful ile bir araya gelmişti. İlk “The Iconoclasts” denemesi ise 2009 senesinde, Prada’nın mağazalarını farklı moda dergilerinin editörlerine emanet etmesi ile hayat buldu.Prada The Iconoclasts 2015_New York-stage

Moda Haftaları’ndan birini yakalayabilseydim, mutlaka “The Iconoclasts”’ı deneyimlemek için bir Prada mağazasına uğramak isterdim. Çünkü mağazasının içerisinde yaratılan görsel şölenin yanı sıra, ünlü moda evinin bu hamle ile marka algısı ve pazarlama kapsamında, birçok önemli noktaya birden dokunduğunu düşünüyorum.

Öncelikle Prada bu işbirliği sayesinde, New York, Paris ve Londra Moda Haftaları sırasında markasını rakiplerinden ayrıştırıp kendini müşterisine daha fazla hatırlatmış oluyor. Hatta tam bu sebeple, markanın kendi şehrini işin içine dahil etmediğini düşünüyorum. Prada Milano’da zaten yıldız… “The Iconoclasts” projesini tek bir şehir ile sınırlamamak ise, Prada’nın global platformda takdir gören bir marka oluşuna vurgu yapıyor.

Kostüm tasarımcılarına gelince, onların yaptıkları işi insanlara daha iyi anlatabilmek adına bu işbirliğine girdiklerini düşünüyorum. Tabi ki, Prada’nın spot ışıkları altında isimlerini çok daha geniş kitlelere duyurmak da cabası.PRADA Presents Iconoclasts Behind the Scenes NEW YORK

Ayrıca, bu işbirliğini sadece moda haftası dönemiyle kısıtlamanın, müşteri üzerinde kamçı etkisi yaratacağı düşünüyorum. Tıpkı özel üretim ürünler gibi… “Ya ben göremeden biterse?” hissi, moda severleri ‘olayın’ gerçekleştiği mağazaya mıknatıs gibi çekecektir. Dolayısıyla bu projeyi, Prada’nın lüks tüketim müşterisinin davranış modelini ne kadar iyi tanıyıp yönlendirebildiğine dair bir kanıt olarak görmek de mümkün. Alın size Prada’nın başarısına dair bir ipucu daha…

Arianne Phillips_Film still 3“The Iconoclasts”’ı değerlendirirken işin kalbindeki sanatsal dokunuştan da bahsetmek gerekir. Haute Couture’ün parıldadığı yıllarda her elbise birer sanat eseri olarak algılanırken, hazır giyimin yükselişi modayı sanattan uzaklaştırmıştı. Şimdi ise, lüks markalar bu tip işbirlikleri ile ‘sanat’ ögesini marka DNA’larına tekrar enjekte ediyorlar. Hatta daha önceki bir yazımda, benzer bir temayı Louis Vuitton’un “Celebrating Monogram” projesiyle işlediğinden bahsetmiştim. “The Iconoclasts 2015” kapsamında Prada koleksiyonlarının sinema profesyonellerince yeniden yorumlanması, müşterinin satılan ürünleri sanat eseri olarak algılamasını destekliyor.

Moda evinin bu projeyi önceki senelerde dergi editörleri ile gerçekleştirmesi, dergiler ile arasındaki bağı kuvvetlendirmesi olarak yorumlanmıştı. Şimdiki hamleyi de sanatın yanı sıra, sinema dünyası ile yakınlaşma aracı olarak düşünmek elbet mümkün. Sonuçta, sinema ve moda hem kitleleri arkasından sürükleyen hem de birbirinden beslenen iki dev endüstri. Örneğin, 2013 senesinin en çok konuşulan filmlerinden, “The Great Gatsby”’nin tüm kostümlerinin tasarımı Prada’ya aitti. Kostüm tasarımcılarını mağazalara davet etmek, film oyuncularına karakter kazandıran kişilere Prada markasını bir defa daha hatırlatmak anlamına da geliyor.prada-ny-store-the-iconoclasts

Ancak her şey bir yana, bu işbirliği esas Miuccia Prada’nın vizyonunu yansıttığı için önemli. Miuccia Prada kostüm tasarımcıları ile işbirliği yaparak, mağazasının sadece alışveriş değil aynı zamanda bir ‘deneyim’ mekanı olduğunu vurguluyor. Ayrıca ilkbahar/yaz 2015 koleksiyonunun farklı kişilerin elinde nasıl yorumlanabileceğini göz önüne sermenin, Prada müşterisine de ilham verdiğini düşünüyorum. Sonuçta, ‘hayal kurdurabilmek’ işin en önemli parçalarından biri değil mi? “The Iconoclasts” Prada’nın müşterileri ile iş ortaklarını bir araya getirdiği, satışa sunulan gerçek ürünlerden hayaller yarattığı ve Prada’yı rakiplerden ayırdığı için bence Prada vizyonunun göz kamaştıran bir örneği.

PRADA Presents Iconoclasts Behind the Scenes NEW YORKPrada satış ve lüks tüketim gerçeklerinden ayrılmadan, sürekli deney halinde ve devinim içinde olan bir moda evi. Belki de milyonları peşinden sürükleyen başarısının en önemli sırrı tam burada gizli. Açıkçası ben, bir moda sever olarak, Prada’nın ortaya koyduğu her işte, ileride markadan daha neler göreceğimi düşünüp heyecanlanıyorum. Yolunuz Paris Moda Haftası’na düşerse, mutlaka markanın Saint Honoré’deki mağazasına uğrayıp bu deneyimin bir parçası olun derim.

Henüz bir yorum yapılmamış

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir