Arzu Sabancı for Koton Neden Tutar?

Israrla ısınmayan havaya inat markalar usulca ilkbahar sezonunu açmaya başladı. Bizler de yeni işbirliği haberlerini alır olduk. İlk düşen cemre, Arzu Sabancı ile Koton’un bir araya gelişi. Koton için 67 parçalık marin ve militer dokularda bir kapsül koleksiyon tasarlayan Arzu Sabancı imzalı ürünler birer birer Instagram feed’lerine düşerken, bu işbirliğinin tutması garanti olmayan bir sürü projeyi ardında bırakıp neden yok satacak şekilde tutacağı kehanetine ulaştığımı anlatmak isterim.

Nihayetinde Arzu Hanım bir tasarımcı değil. Bu da söz konusu projeyi, Kenzo for H&M, Victoria Beckham for Target gibi ‘ünlü tasarımcı X mass marka’ şeklinde kurgulanan (ve en çok nakite dönen model olan) iş birlikteliklerinden farklı kılıyor. Ancak Arzu Hanım’ın geçen sene İtalyan Pinko için hazırladığı kapsül koleksiyon ile tasarım konusundaki becerisini fersah fersah kanıtladığını düşünüyorum. Koleksiyonu 15 ayrı Avrupa ve Ortadoğu mağazasında satışa sunuldu. Hatta bununla da kalmadı, güzel satış rakamları da elde etti. Ancak bugünün üretimi kolay, satışı zor, tasarım zevki olan mensubu bol dünyasında biliyoruz ki sadece iyi tasarım yapmak her zaman güzel satış getirmiyor. Trendleri yorumlama becerisi kadar pazarlama kabiliyeti de gerekli. İşbirliği o zaman optimum verimli oluyor.

Hangi Pazar, Hangi Ürün

Arzu Sabancı Patrizia Pepe ve Pinko markalarının temsilciliğini üstlendiği perakende sektöründe hatırı sayılır bir geçmiş ve birikime sahip. Bossa’ya ait kumaşların üretimi ve dünyaya pazarlanması da, zamanında Topshop’ın Türkiye’ye girişi de Arzu Hanım ile direk ilintili. Modanın dinamiklerini ile gelecek sezonların trendlerini iyi bildiği kadar Türk pazarını da derinden tanıyor. Yani her şeyden önce kime, hangi ürünle konuşması gerektiğini hissedebiliyor. Bu da işbirliği için gerekli olan mayayı oluşturuyor.

İsmin Sihiri

Gelelim Arzu Sabancı kimliğine… Hayır sadece bu soyadının getirdiği artılardan (ki elbette ki bunlar yadsınamaz) bahsetmiyorum. Arzu Sabancı Türkiye’deki en stil sahibi kadınlardan bir tanesi. Bir kanaat önderi. Başlı başına bir iletişim kanalı. Bir rol model… Hatta sadece giyim konusunda da değil. Sonuçta Instagram sayfasında bile 307K takipçinin yer alması onun hayata bakış açısını yansıttığı rafine zevkin sonucu değil mi? Üstelik Arzu Hanım’ın imajı işbirliği sonucunda ortaya çıkacak koleksiyon için de zihinleri hazırlıyor. “Kaliteli kumaşlar kullanmışlardır. İyi dikimdir. İyi kesimdir. Zevkli parçalardır” diye düşünüyor insan.

İnsanlar bu tip işbirliklerinde ilham aldıkları, tarzını, fikrini, hayata karşı duruşunu beğendikleri kişilerin dokunuşuyla şekillenen ürünleri satın almaktan hoşlanıyorlar. İşbirliğine soyunan kişinin asıl mesleği tasarımcılık olsun olmasın, üründe onun bakış açısından bir parça buluyor olmak esas heyecan uyandıran. Bir de bunun üzerine perakende ve moda işini iyi bilen, işbirliği yapma konusunda tecrübeli, ülkenin en varlıklı ailelerinden birine mensup biri söz konusu ise “Arzu Sabancı for Koton” formülasyonu tutmasın da n’olsun?!

 

Henüz bir yorum yapılmamış

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir